Bulut Bilişim ve Türkiye

Türkiye'nin Hava Durumu
Türkiye'nin Hava Durumu

Türkiye şüphesiz iş teknolojileri açısından büyük potansiyelleri olan bir ülke. Bununla beraber, maalesef yeni teknoloji geliştirme konusunda zayıflıkları da olan bir ülke ve yeni teknolojilere erken adaptasyon konusunda pek istekli durmayan bir IT karakterine de sahip. Ülkemizin IT dünyası genellikle iş teknolojilerindeki gelişmeleri uzaktan izler, bu teknolojiler yurt dışında implemente edilmeye başlanılıp, sonuçları alındıktan sonra ve genelde de büyük teknoloji sağlayıcılarının da etkilemesiyle birşeyler yapmaya başlar. Bana göre başka bir yanlış da bu teknolojilerin adapte edilmesi sırasında yaşanır; o da genelde kurumların adaptasyon işini danışman firmalara yükleyip, işi ve teknolojiyi sahiplenmemesidir.

Burada tabiki uluslararası geçerliliğe sahip, standartlara uyumlu teknolojilerini geliştiren bazı girişimlerin hakkını yememek gerek.

Aşağıda buraya kadar anlattıklarımdan yola çıkarak Türkiye’de bulut bilişiminin olası geleceği hakkında öngörülerde bulunmaya çalıştım. Bunu yaparken de SaaS, PaaS ve IaaS açılarından ayrımlara gitmeye gayret ettim. Bu öngörüler tamamen kendi tecrübe ve görüşlerime dayalıdır, herhangi bir araştırma ve bilimsel sonuca dayandırılmamaktadır. Okurken bunu da göz ardı etmemeniz yararlı olabilir. Tabiki sizlerin de bu konuda görüşlerini almaktan memnun olurum.

Türkiye yüksek sayıdaki internet kullanıcısıyla açık bulutta (public cloud) yer alan bulut çözümleri, özellikle de SaaS girişimleri için şanslı bir ülke. Kariyer.net, yemeksepeti.com ve sahibinden.com gibi SaaS sayılabilecek girişimlerin kullanımından da bunu görebilmek mümkün. Tabiki burada SaaS’ın asıl kendini ortaya koyduğu alanın CRM, ERP, HR, BPM, Expense Management gibi kurumsal uygulamalar olduğunu düşünürsek, Türkiye’de bu tarz uygulamaların geliştirilmesinin ne oranda gerçekleşeceği de önem kazanıyor. Benim görüşüm Türkiye’de bu alanlarda daha önce geliştirilmiş olan web tabanlı kurumsal çözümlerin, uzun vadede AWS, GoogleApps, Azure, TibcoSilver gibi bulut platformlarına port edilerek SaaS çözümleri haline getirilme çabalarının olacağı. SaaS tarafındaki ilk ciddi adımlar ise SalesForce, GoogleDocs, Zoho gibi SaaS çözümlerinin yerelleştirilmiş dağıtımlarının pazarlanması ile yaşanacak. Oracle, Microsoft, IBM gibi büyük teknoloji sağlayıcıların CRM, BI tarzı çözümlerini buluta taşımaları ve iyi bir başlangıç pazarına sahip olmalarıyla beraber ülkemizde bulut bilişim ve SaaS çözümleri yeni gündemimiz olacak.

PaaS tarafından baktığımızda ülkemizdeki girişimciliğin daha çok PaaS kullanımı yönünde olacağı, bu alanda PaaS çözümü sunma konusunda bir girişimin olmayacağını düşünebiliriz. Bazı büyük boyutlu teknoloji kuruluşlarının, özellikle kendi grup şirketlerine Open PaaS benzeri ya da kendi PaaS çözümlerini, yani hızlı iş uygulamaları geliştirilmesi için platform hizmetini sunması mümkün görünse de bu girişimin büyük vizyon değişimi ve iş yükü olmasını düşünerek bunun gerçekleşmesi ni olası görmek pek mümkün değil. Halen SOA’nın ana fikrinin kurumlarda yerleşememiş olması, IT yapılarının re-organize olmaktaki isteksizliği de bu görüşü destekliyor. Bununla beraber açık buluttaki GoogleApps, AWS gibi çözümleri kullanan sosyal uygulamaların, yerel kaynaklara dayanan uygulamalara oranının artacağını da öngörebiliriz.

Bulut Oyuncuları
Bulut Oyuncuları

Bulut bilişimin altyapıyı bir hizmet olarak sunması büyük oranda sanallaştırma’ya (virtualization) dayanıyor. Sanallaştırma ülkemizde de büyük ölçekli kurumlarda yaygın olarak kullanılarak bir araç; dolayısıyla ülkemiz için IaaS çözümlerine bir yatkınlık büyük ölçüde var diyebiliriz. Buradaki fark, kurumların sanallaştırmayı, daha da özelleştirirsek altyapıyı IaaS’ın önerdiği şekilde hizmet olarak sunmuyor ya da kullanmıyor olmaları.

PaaS için olduğu gibi IaaS açısından da ülkemizde teknoloji sağlayıcı bir oluşumun gerçeklenmesi olası gözükmemekte. Bununla beraber Türkiye IaaS çözümlerinin pazarlanması ve gerçeklenmesi anlamında büyük potansiyel taşımakta. Yine IBM, Oracle, TIBCO gibi büyük firmaların IaaS çözümlerinin olgunlaşmasıyla beraber kurumlar özel bulut altyapıları (private cloud) üzerinde konuşmaya başlayacak ve on-demand altyapılar konusunda girişimler yapacaklar.

Yine sosyal uygulamalar için açık buluttaki Amazon EC2 benzeri çözümler popülerlik kazanacak, belli oranda alışılmış hosting planlarının önüne geçecek.

Buraya kadar kısa kısa bulut bilişimin Türkiye’deki ilerleyişi hakkındaki öngörülerimi yazdım. Tabiki 3G’nin etkisi, internet erişimi, kalifiye insan kaynağı gibi birçok boyutla çeşitlendirmek mümkün bu öngörüleri. Zaten amacım şimdiden Türkiye’de bulut bilişimin yol haritasını çizmek değil, sadece biraz daha gündeme taşımak.

1 Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s